adiloldunya neler yazmış

Yazar takip için üye girişi yap. Bu yazarı 2 kişi takip ediyor

Hayır Çin'in ne halt yediğini iyi kötü biliyoruz.. orada ki ABD menşeli kimya ve Bill Gates'in araştırma şirketleri üzerinden her zaman televizyonda ki dizilerden veya programlardan bildiğimiz yeni bir dünya düzeni hedeflemesi yapıldı. 

Amaç dünyadaki atıl nüfusun azaltılması veya yok edilmesi.. 

Bakın bunu çok temel bilgilerle harmanlayıp yorumlayabiliyorum ama başta bizim devletimiz olmak üzere tüm devletler, Çin'e ne bir yaptırım uyguladı nede ürettiği aşıyı kullanmayacağız dedi.. 

Bir kaç hafta önce Çin sadece pandemiden sonra dünyaya 200 milyar dolarlık tıbbı malzeme sattı. bunun içinde maskesinden tutunda test kitleri, tıbbı cihazlar ve ekipmanlar sattı. Bizim yüce devletimiz ise o çok sevildiğimiz batılı devletlere Cumhurbaşkanlığı makamının bonkörlüğü ile on milyonlarca dolarlık malzeme hibe etti..

Şimdi ise günden AŞI ve Almanyada iki Türkün ürettiği ilaçtan 1 milyon adet sipariş verilmiş ancak çin'den ise 20 milyon aşı sipariş edilmiş. Yani Almanya'dan gelen aşı muhtemelen daha güvenilir ve onu belli bir kitleye kullandıracaklar ama Çin'den gelen güvenilir olmayan aşıyı ise vatandaşlara kullandıracaklar, oda belli bir sıra ile ama sıranın dışına çıkıp erkenden aşı olmak isteyenden de en az 250 TL aşı ücreti alınacak. 

Ne bilim bu devletleri yönetenler mi çok akıllı yoksa halklar çok mu aptal veya duyarsız bilemiyorum.. Tüm dünyada devletlere karşı durmak ve politikaları direk halkın belirlediği sistemler kurmak gerektiğini düşünüyorum.. Çünkü son 100-150 yıldır devletler kapitalist düzen gereği vatandaşının düşmanı konumunda ve yaptığı tek şey vatandaşının emeğini sömürmekten başka bir şey değil..

Şimdi akla gelen soru şu; Türkiye'de kendi bölgesinde ve dünyadaki dostları ile böyle bir birliktelik kuramaz mı? Hemen şimdi örneklendirmek gerekirse, Türkiye ve diğer Türk devletleri dışında Ukrayna, Macaristan, Arnavutluk, Gürcistan, Pakistan, Afganistan, Bosne-Hersek, Venezuela, Güney Kore, Filistin ve üç-beş Afrika ülkesi de eklenerek bence büyük bir ticari ortaklık kurulabilir.. Burada sayamadığım mutlaka birkaç ülke daha vardır.. Böyle bir birliktelik kurulunca emin olun büyük devletlere de bu birlikteliğe katılmak için bizimle taraf olmak isteyecekler..

Ev yapımı yoğurtla ne tüketirsen tüket, yoğurdun içine azıcık zerdeçal ve öğütülmüş çörekotu ekleyin, bin derde deva inşaallah..

'Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim' 

Bekle beni nur yüzlüm

O değilde bu kamiller bizim cumamıza neden kara diyorlar, kesin bir bit yeniği var bu işte.. ulan bi cumamız vardı onu da karartılar..

Zor zanaat bu şehr-i İstanbul'da yamak. ama bir kere havasını soludunmu bir yudun suyunu içtin mi vazgeçemezsin. 

Boğazı ile tarihi ile tam bir sanat ve aşıklar şehridir bu belde..

Türkiye’de ‘Efsane Cuma’, ‘Süper Cuma’ ve ‘Beklenen Cuma’ gibi değişik isimlerle anılan Black Friday nereden geliyor?

Aslında Amerika Birleşik Devletleri’nde Şükran günü olan Kasım’ın dördüncü perşembesini takip eden cuma gününü ifade ediyor ve 1952’den bu yana Noel alışveriş sezonunun ilk günü kabul edilerek indirimler başlıyor. Resmi bir tatil olmayan bugüne ‘Kara’ denmesinin nedeni ise 1960'lara dayanıyor. 

Dükkanların o gün daha hava aydınlanmadan çok erken açılması ve kararmadan kapanmaması, bunun yanı sıra alışveriş caddelerinde yaşanan yoğun araç ve insan trafiğinin neden olduğu günlük olumsuzluklar bugüne ‘Kara Cuma’ denmesine neden oldu.

1980'lere kadar ABD’de belli bölgelerde uygulanan bu indirimler daha sonra 90'lar ve 2000'lerde giderek tüm ülkeye yayıldı. Alış veriş merkezleri ve dükkanların açılış saatleri iyice erkene alındı ve nihayet 2011 yılında perşembeyi cumaya bağlayan gece 24’te dükkanlar açılmaya başlandı. İnternet alış veriş sitelerinin de devreye girmesiyle ABD’de gerçekleşen bu indirim günü uluslararası çapta bir indirim gününe dönüştü ve tüm dünyada benimsendi. 

ABD’de indirimin başlama ve dükkanların açılış saatleri erkene alındıkça indirim için bekleyenlerin mağazalar önünde oluşturduğu kuyrukların zamanı ve şekli de değişti.

Bu da izdihamın yanı sıra, ısınmak için propan gazı ve jeneratör kullanımı, oluşan kalabalığın acil çıkış kapılarını ve merdivenlerini tıkamasının yanı sıra hırsızlık ve gasp gibi suç oranlarında artışa neden oldu.

2006’dan bu yana sadece ABD’de BF’ye bağlı olarak 10 ölüm ve 111 yaralanmavakası rapor edildi.

Su savaşları yakındır.. yıllardır söylenir, dünyada 30 yıl sonra petrol savaşları yerine su savaşları başlayacak..

Yıllardır Türkiyenin Suriye ile neden bölgesel ve politik sorunları var.. bütün nedeni özellikle Fırat nehrinin üzerine kurulan barajlardır.. suriye su kaynaklarının azalacağı öngörüsünde bulunduğu için Türkiye'yle uzun yıllardır sorunlar yaşamaktadır

D. 21 Nisan 1926 

İngiliz Milletler Topluluğu üyesi elli üç ülkeden on altısının kraliçesi. Aynı zamanda Topluluk Başkanı ve İngiltere Kilisesi Yüksek Valisi'dir. 

6 Şubat 1952'de tahta çıktı. Dünyanın hâlen hüküm süren en yaşlı ve Britanya'nın en uzun ömürlü hükümdarıdır. 9 Eylül 2015'te dedesinin babaannesi Kraliçe Victoria'nın saltanatını geride bırakarak Britanya'nın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı ve tarihte en uzun süre hüküm süren kraliçe oldu. 

1947'de Edinburgh Dükü Philip ile evlendi ve Charles, Anne, Andrew ve Edward adlarını verdikleri dört çocukları oldu. 

Kocasıyla birlikte çıktığı bir yolculukta, Kenya'nın Sagana kentinde bulundukları sırada, 6 Şubat 1952'de babasının öldüğü ve yerine kendisinin geçtiği haberini alır. 

İlk Parlamento açış konuşmasını 4 Kasım 1952'de yapar. 1953 yılında resmî olarak taç giyer ve gerçekleştirilen tören tarihte ilk kez televizyonda yayınlanır. Aynı zamanda babasının yerine İngiliz Milletler Topluluğu'nun başkanı seçilir. Kendisinin 63 yıllık iktidarı döneminde İngiliz Milletler Topluluğu'na dahil olan 25 ülkenin devlet başkanı olur. 1956 yılından 1992 yılına kadar onun başkanı olduğu devletlerin yaklaşık yarısı İngiliz Milletler Topluluğu'nun üyesi olarak kalsalar da cumhuriyet yönetim biçimini seçtiler. (örneğin, Güney Afrika, Pakistan, Sri Lanka).

Kraliçe Elizabeth devlet başkanı gibi temsilcilik rolü oynasa da, kendi şahsi otoritesi ile ülkenin politikasına belli miktar etkileyebiliyor. Yönetiminin ilk yıllarında hakim partide kabul edilen lider olmayınca o başbakanın kimliği konusunda da rol oynuyordu. 

Kraliçe Elizabeth tüm başbakanlarla diplomatik ilişki içerisindedir. Ancak, Margaret Thatcher iktidarı döneminde biraz gergin ilişkileri bulunmaktaydı. 

Elizabeth'in 1930 yılında doğan Margaret adlı kız kardeşi de vardı. İki kız kardeş annesinin ve dadıları Marion Krouford'un sayesinde iyi aile eğitimi almışlardır. 1950 yılında dadıları Krouford Küçük Prensler adlı anılar kitabını yazdı. Kitapta küçük Elizabeth'in atlara ve köpeklere ilgisi, davranışlarını ve sorumlulukları hakkında bilgiler veriliyordu. Ancak kitabın yayımı kral ailesinin hoşuna gitmemiştir. Elizabeth hakkında olumlu görüşleri sonradan başkaları da söylüyordu: Winston Churchill gelecek kraliçeyi karakterli ve çevik çocuk olarak düşünüyordu. Amcasının kızı Margaret Rods ise onun hakkında: "Neşeli ve  akıllı kız" derdi.

Prof. Dr. Şahin Albayrak ayrıca 2018 yılında Almanya’da sürücüsüz otomobillerin kullanacağı ilk akıllı yol’u inşa edecek olan ekibin başına getirilmiştir ve Alman devletinin Federal Liyakat Nişanı ile ödüllendirilmiştir.

Bir devlet düşünün vatandaşını soymak ve sömürmek için var olsun.. 

Alınan adaletsiz vergiler yüzünden vatandaşın cebinden hak edilmeyen milyarlarca TL yi al ve yandaşlarına verdiğin garantili projelere aktar ve dolaylı olarak oradan da hükümet mensuplarının ceplerini doldursun..

Ülkemize gelen İphone 12 pro max  marka telefonun yurda giriş fiyatı 7430 tl, KDV-ÖTV-TRT payı ve Kültür bakanlığı payı olmak üzere toplamda 7180 tl vergi alınır, birde Apple'ın karını ekleyince (2389 tl) ürünü fiyatı 16.999 TL ye çıkıyor.. yani ham maliyet yani giriş fiyatı artı firma karı toplamı 9.819 TL ortalama toplamda  %20-25 vergi olsa ürünün fiyatı en fazla 12bin veya 12.500 TL olacakken 17bin TL gibi bir rakamla insanların cebinden 4-5 bin tl ye göz diken bir anlayış var karşımızda, sonra kimse kusura bakmasın bu devlet var olsun demem.. 

Saçma sapan bir vergilendirme, tabi siyasi irade baktı bedavadan kaynak geliyor millette mala bağlamış, bundan güzel kaynak mı var deyip, bu kaynakları yandaşlara aktaracak bir dünya proje yaptı sonra da #çalıyor ama çalışıyor da deniyor

Lisans ve YL’ını İTÜ Fizik, doktorasını ise İsviçre Nano Bilim Enstitüsü desteği ile Basel Üni.'de tamamladı. 

Araştırmalarını bir süre ETH Zurich'de sürdürdü. Şu an Harvard’da, Kuantum Malzemelerde Gürültü Ölçümü ve Enerji Yitimi üzerine çalışmalarına devam ediyor.

Zeynep Karacan Galatasaray Lisesi’ni birincilikle bitirdi. 

Bilgisayar ve telefonları güneş enerjisiyle şarj eden bir cihaz geliştirerek, lise düzeyinde verilen ’Nobel’e İlk Adım Ödülü  (First Step to Nobel Prize in Physics) ödülünü kazandı. 

2012 Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) Türkiye birincisi de olan Karacan aldığı bursla ABD’de lisans eğitimini hiçbir ücret ödemeden tamamlayacak.

Zeynep Karacan, dünyanın önde gelen üniversiteleri arasında gösterilen Yale’den 4 yıl için barınma ve ulaşım dahil 260 bin dolarlık yani yaklaşık 1 milyon TL’ lik burs kazandı ve şuan Yale Üni’de tam burslu okuyor. 

Hayaliyse kendi sanal gerçeklik laboratuvarını kurarak, bu alanda çığır açan çalışmalara imza atmak.

Seneye Facebook'ta Yazılım Mühendisi olarak çalışacak.

Akademisyenler tarafından oluşturulan Enflasyon Araştırma Grubu

Geçenlerde haberlerde gördüğüm ENAG diye bir araştırma grubu dikkatimi çekti

Akademisyenler tarafından oluşturulan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) yayınladığı verilere göre eylülde enflasyon yüzde 3.61 seviyesinde ancak TÜİK’in açıkladığı veri ise yüzde 0.97 ile gerçek ve güvenilir olmaktan bayağı uzakta. 

Ekim de ise durum biraz daha gerçekçi kabul edildi.. TÜİK'in verilere göre ekim ayı enflasyonu yüzde 2,13 oldu. Öte yandan Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) açıkladığı Ekim ayı enflasyon oranı ise aylık yüzde 2,56.

Muhtemelen bu grubun varlığından haberdar olan ekonomi yönetimi bir tık daha reel rakamlar paylaşmaya karar verdi.. ama umarım yakında bu grubu dağıtmazlar..


Dolar 8,5 TL'yi gördü hatta geçti şuan 8,45 seviyesinde bakalım bu yıl enflasyon kaç açıklanacak..

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in otoriter yönetimini daha önceden duymuş ve bu konuda fazla bir bilgi bulamamıştım ancak son günlerde bununla ilgili bazı detaylar elime geçti..

Ülkesinin menfaatleri düşünüldüğünde Aliyev’in kendi şahsi çıkarlarını daha önde tuttuğunu görmüş bulunuyorum.. Eşini danışmanı yapmasından belli.. 

Öyle ki Bakü’nün bir çok yerinde, 24 saattir kesintisiz su hizmet alınamıyor..

Azerbaycan’da ise, işsizliğin çok olduğunu vurgulamak gerek. Ülkede gelir dağılımındaki adaletsizlikler nedeniyle Bakü’deki bir kısım evlerin önüne yol gitmediği, zenginler ise sırf fantezi olsun diye “Ayı eti" yediğini öğrendik.. bu nasıl bir görgüsüzlüktür arkadaş. Arapları geçtiler maalesef.. 

Demek ki neymiş, Azerbaycan da bir çok milliyetçi ve sağ frekanslı siyasetçiler de görüldüğü üzere Diktatöryal bir yönetim anlayışı mevcut..

Büyük ustanın hayatı birçok  kişinin bilmediği detaylarla saklı.. küçük bir alıntı yaparak paylaşmak istiyorum..

Liseyi 11 yılda bitirdi. 1995’de, Marmara Üni. İletişim Fak. Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü'nden 51 yaşında mezun oldu. YL’ını "TV ve sinemada Kemal Sunal güldürüsü" isimli teziyle yaptı. 

Yaşamı boyunca 82 filmde rol almış, en iyi erkek oyuncu seçilmiştir.

Kemal Sunal bir röportajda, jenerikte adımın bile geçmediği ilk filmimi en arkada izledim. Perdede birkaç sahne görünmeme rağmen seyirci kıyameti koparıyordu. Daha ben görünür görünmez alkışlıyor, kahkahalarla gülüyorlardı. Seyirci beni benimsemişti. “tamam dedim, tuttun Kemal.”

Milliyetçi bir çizgi ve söylemde olduğu için çok taraf değilim kendisine ancak bir kadın siyasetçi olarak kenkdisini Türkiye sorunları konusunda anaç bir tavır ile duyarlı bulduğumdan son genel seçimlerde destek vermiştim.. 

Umarım beni yanıltmaz ancak milliyetçi söylemler arttıkça uzaklaştığımı itiraf etmeliyim...

Birinin elini kıracaksan, önce elini sıkacaksın...

Azıcık inceledim, haber kaynağına baktım ve enteresan bilgiler öğrendim...

Proje ilk açıldığında ki maliyeti 10 milyar dolar civarı. Proje 2020 de tam olarak bittiğinde ve tüm hatları ile hizmete girdiğinde 20 milyar dolara mal olmuş olacak..

Ancak bize bakan tarafı ile bu projede o tünelden 2020 de 15bin yolcu geçeceği tahmin ediliyor.. bizde ise çok yüksek rakamlar ve geçiş garantisi verilerek hazine batırıldı desek yeridir.. zaten amaçta buydu..

Kendisini takip ettiğim kadarıyla başarılı bir mühendis ancak bişeyler üretiyor ve özellikle kayınbabası tarafından alınıyor.. yani ürettiği ürünler devleti ilgilendiren ve büyük ölçüde devlete satan bir kişi. malum başkanın damadı olunca kapılar açılıyor.. 

Ulan memlekette bir tane namuslu adam kalmadı.. bu adam iyi bir şeyler üretiyor olabilir ama onun kadar ve hatta fazlasını üretecek hazine değerinde mühendisler var bu memlekette.. onların kusuru başkanın damadı olamamak mı?.. 

Bu kadar kolay olmamalı.. şimdi selçuk bey gerçekten çok başarılı bir girişimci olabilir ama bunu bu millete başka türü göstermeye çalışmasın herşeyi görüyoruz.... 

Neyse biz eleştirelim mümkünse o da bizi utandırsın.. memleket için iyi şeyler yapsın sorun yok.. ama karşılığını da sadece hakkı kadar alsın.. fazlası malum haram olur..

Mağo şerefsizi tarafından işgal edildi.. bölge çok zengin yeraltı kaynaklarına sahip.. Çin'in enerji ihtiyacının 1/3'nü karşılayan Türkistan da insanlar işkencelerle ve asimile ediilerek zorla dininden ve kimliğinden uzaklaştırılıyor.. UYGURLAR ÖLDÜRÜLÜYORLAR...

13 4 5 6