Biyografiler#

Çekmeköyün elite mütahitlerinden. Henüz genç yaşta ciddi başarılara imza atmış, eğitimli iş insanı. 

ERENKÖY: Kökleri Kelami Dergâhı’na ve şeyhi Erbilli Mehmet Esat’a dayanıyor. Siyasette etkinler

HAKİKATÇİLER: Tüm cemaatlere karşı yürüttüğü mücadeleyle bilinen Hakikatçıler’in şeyhi Ömer Öngüt. Eserleri ve kitapları çok tartışmalı ve sorgulanmaya açıktır. yeni bir dini ritüelleri bulunan bu cemaat, çok açıkta görünmekten haz almamaktadır. 

YENİ ASYACILAR: Nurcuların ikinci büyük kolu. Lideri Mehmet Kutlular. Yeni Asya Gazetesi cemaatin yayın kuruluşudur. son yıllarda etliye sütlüye karışmayan silik görüntü çizmektedirler. 

KIBRISİ: Cemaat lideri Mehmet Nazım Adil KKTC’de yaşamaktadır. Türkiye de azımsanmayacak kadar müridi vardır. 

HAYDAR BAŞ: Cemaatin lideri Haydar Baş, Kadiri Tarikatı’nın İcmal Kolu’ndan. Yakın zamanda COVİD19 dan vefat etmiştir. Cemaati ve kendisi Türkiyede dini çizgisi itibariyle hep sorgulanmıştır. 

TEBLİĞ Cemaati : Kurucusu Hindistan’da doğmuş olan  Şeyh Muhammed İlyas Kandehlevi dir. 

CERRAHİ: Halveti tarikatına dayanıyor. Dergâhı, Karagümrük’te. Küçük mütevazi bir cemaattir. 

 IŞIKÇILAR: Seyit Abdülhalim Arvasi’ye bağlı Hüseyin Hilmi Işık’ın cemaati. Bugunkü lideri Enver Örendir. Enver Ören Vefat etmiştir.  İhlas finans da zarara uğramış onbinlerce kişi paralarını alamamıştır. Devlet tarafından kontrol edilmektekdir. Bünyelerinde ki Türkiye Gazetesi, devletin gazetesidir 

KIRKINCI HOCA: Said-i Nursi’nin ölümüyle Nurcular 10’u aşkın gruba bölündü. Biri de Kırkıncı Hoca olarak tanınan Mehmet Kırkıncı Hocadır. Nurcular arasında hükümet ile uyum içinde olan cemaatlerdendir.  Devlet kontrolündedir. 

 İSKENDER PAŞA: Mehmet Zahit Kotku şeyh olduktan sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii cemaate de isim olmuştur. Günümüzdeki bazı önemli siyasetçiler bu cemaat mensubudur. Parasal açından yüksek refah içindedirler. 

ALVARLI EFE CEMAATİ: Asıl adı Muhammed Lütfi. Erzurum’da “Alvarlı Efe” diye bilinir. Kendi çapında küçük bir oluşumdan müteşekkildir. 

YAHYALI: Kayseri’deki en güçlü dini oluşumlardan. Adını Yahyalı Hacı Hasan Efendi’den alıyor.

 İSMAİLAĞA: Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi. Cemaat İstanbul Fatih’te, en dikkat çeken İslami gettoyu oluşturmuş cemaattir. Vuslat Derneği, ve İDDEF gibi sivil toplum yapılanmaları vardır

MENZİL: Nakşibendiliğin kolu. Adını Adıyaman’ın Menzil Köyü’nden alıyor. Kamu da oldukça etkin durumdalar.. 

SÜLEYMANCILAR: Kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan. Türkiyenin en kurumsallaşmış ve büyük cemaati. yapısı ve faaliyetleri oldukça şeffaftır. 

GÜLEN CEMAATİ Cemaatin lideri Fethullah Gülen 1999 yılından beri ABD’de yaşıyor.

Kanada da yaşıyor diye biliyorum.. çok ilginç bir görünümü var, birkaç canlı videosunu takip etmiştim. düşünceleri ve bilgi birikimi çok değerli ve herşeyden önemlisi iyi bir paylaşımcı.. ilgi ile takip etmeye devam ediyorum..

Dünyanın en önemli 10 youtuber'ından biri ve bence harika bilim teknoloji videoları çekiyor, ve bir çok insanın ufkunu açıyor.. 

Kesinlikle takip edilmeli..

Dünya fizik uzmanları kendisine "ışığın çocuğu" adını verdiğini okumuştum bir yerde.. 

Muhyiddin İbn-i Arabi,  27 Ramazan 560'ta Mursiye (Murcia), Endülüs'te doğdu. Şuan da bilinen adı ile İspanya. 

8 yaşında ailesiyle birlikte İşbiliye'ye geldi. Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu. Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı. İlk tahsilini bu şehirde yaptı. Hakkındaki kayıtlara göre İbnu'l-Arabî, bu tahsil sırasında bir aralık Halvet'e çekilen İbnu'l-Arabi, halvetinden keşf yoluyla edindiği çeşitli bilgilerle çıkmıştır. 

Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış âlim ve şeyhlerle görüştü. 1182'de İbn-i Rüşd ile görüştü. Bu İbnu Rüşd’ün bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır. 17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı. 

1184-1185'te 'Ureynî' isimli bir şeyh’le tanıştı. Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandığını söyler. 'Ureynî', Ubudiyet [kulluk] meselesinde derin bir bilgiye sahipti. Bu yıllar'da 'Martili' adlı bir şeyhten de istifade etti. Ureynî O’na:’Sadece Allah’a bak’ derken Martilî‘Sadece Nefsine bak, nefsin hususunda dikkatli ol, ona uyma’ diye öğüt vermişti. Martilî’ye bu zıt önerilerin içyüzünü sordu. Bu zat, kendi nasihatinin doğruluğunda ısrar edecek yerde, ‘Oğlum, 'Ureynî'’nin gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir. Ona uyman lazım. Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi.  

Şekkaz isimli bir şeyhin Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olduğunu söylerdi. 1199-1200'de İlk defa Hac için Mekke’ye gitti. Bir süre mekke'den ayrılsa da sonra geri döndü ve  "Ruhu’l-Kuds", "Tacu'r-Rasul" adlı eserlerini yazdı. 

1204'te Medine, Musul, Bağdad'da bulundu. Musul'da, "et-Tenezzülatu'l-Musuliyye"yi yazdı. Musul’dan ayrıldıktan sonra Konya’ya geldi. Orada tanıştığı Sadreddin Konevî’nin dul annesi ile evlendi. Konya’da iken "Risaletü’l-Envar"ı yazdı. Selçuk Meliki tarafından hürmet ve ikram gördü. Sonra Mısır’a geçti. Orada Futuhat-ı Mekkiye'deki sözlerinden ötürü Mısır uleması tarafından hakkında verilen idam fetvasıyla yüz yüze gelince gizlice oradan kaçtı. Tekrar Mekke’ye geldi ve burada bir süre kaldı. Bağdad ve Halep’te bir süre dolaştıktan sonra 612/1215'te tekrar Konya’ya geldi. 617 de Şam’a yerleşti. Zaman zaman civar şehirlere seyahatler yaptı.Şam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldı (627/1230). İbn Arabi bu eseri rüyasında Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldığını belirtir. 638 de 22 R.Evvel’de (1239) Şam'da öldü. 

Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. 

Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetiştirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır. 

14 Mart'ta ölüm yıldönümü idi. 14.03.2018'de vefat etmiştir.

"evrenin sınır koşulu sınırının olmamasıdır" / zamanın kısa tarihi

"The Theory Of Everything" adlı film bu evde kalınan süreçte izlenebilir.. ben yakın zaman önce izlemiştim mutlak tavsiye ediyorum.. 

Bende  Russell Crowe 'un Akıl oyunları adlı filmin etkisini uyandırdı ve çok ilham vericiydi.. 

Hawking 8 Ocak 1942 yılında doğdu. 

Stephen Hawking, amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığının nadir görülen, erken kendini gösterip yavaş ilerleyen bir formundan muzdaripti. Bu hastalığın teşhisi 1963'te, Hawking 21 yaşındayken konuldu; doktorları tarafından kendisine iki yıllık ömür biçildi.Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden, ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. 1970'lerin sonlarında konuşma yetisi gittikçe de zayıflamaya başladı, bu dönemde sadece en yakınları tarafından anlaşılan Hawking'in dış dünyayla iletişimini dediklerini dinleyip tekrarlayan yakınları sağlamaktaydı. 

1985'te CERN'i ziyaret ederken zatürre kaptı. Bu nedenle nefes borusuna delik açılması gerekti ve sesini tamamen yitirdi. 1986'dan itibaren koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabildi

Stephen Hawking Babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejinde okudu ve babası tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji yani evrenbilim üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'da profesör asistanı oldu. 1973'te Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Hawking, Uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 

1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlamento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. 

Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Stephen Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, bugün bilim insanları arasında dünyada en çok tanınan isimdir. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi'ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. 

Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de, dünyanın büyük bir felaket ile karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı, Hawking'e asıl şöhreti getirmişti. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”, “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar, bizleri çoğu kez gerçeklerin kurmacadan daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap, Einstein’ın “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor. Okur, kitabı bir bilimsel eser olarak algılayabileceği gibi, rahatlıkla bir bilim–kurgu romanı gibi de değerlendirebilir. Hawking'in “karmaşık önermeleri günlük yaşamdan çekip aldığı analojilerle resmetme becerisi” buna imkân tanımaktadır. 2012'de “Büyük Tasarım” adlı kitabını da çıkartmıştır. Kitaplarında genellikle bir "Yaratan"ın varlığını reddeden Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (Birleştirilmiş Alan Kuramı)’ne ulaşıldığı zaman, kainat’ın yaratım sürecinde, ‘Tanrı’ kavramına ihtiyaç olmadığını da net bir dille ifade eder.

Stephen Hawking insanların yüz yıl içerisinde dünyayı terk etmesi ve farklı gezegenlerde koloniler kurması gerektiğini söylemiştir. Hawking'e göre insanlar koloni kuramazlarsa hayatta kalamayacaktır

Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982'de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society'nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir. 

14 Mart 2018 tarihinde sabaha karşı, Cambridge, İngiltere'deki evinde 76 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

124 25 2628 29 30