Doğa Çevre ve Hayvanlar Alemi#

İnsanlardan korkmuyorlar,  insan ilgisi hoşlarına gittiği için cana yakın tavırlarıyla kendilerini sevdiriyorlar.  Bu yüzden dünyanın en mutlu hayvanı olarak biliniyorlar. Evde beslenebilir :=)

Avustralya’nın güney batı kesimlerinde yaşayan kanguru familyasından olan Quokka, sempatik ve cana yakın olan bir hayvan türü.

Batı Avustralya'nın bazı adalarında bulunan kedi boyutlarında bir makropod.

Dünyanın en mutlu hayvanı olur kendileri. 

Türkiye'nin yapmayı planladığı nükleer tesisin zemininde de sorunlar yani çatlaklar tespit edilmiş ama süreç devam ettiriliyor.. bu nükleer projeler hem ülke düşmanları için bir hedef olacak ve  Allah korusun Türkiye'yi de hedef haline getirecek.. 

Nükleer artık demode bir enerji yöntemi.. başka trend ve çevreci yöntemler var, bunları değerlendirmek gerek..

Dünya büyüyen ve artan enerji ihtiyaçlarına binaen son 100 yıldır çok değişken enerji kaynakları kullanmış ve bir çok yeni kaynak ve yöntem geliştirilmiştir.

Nükleer enerji de bunlardan biri.. Ama nükleer enerji aynı zamanda çok ciddi radyoaktif çıktı ve çöp üretiyor ve bu çöpler dünya için ciddi tehlikeler yaratıyor.. 

Nükleer bombaların Japonya'ya, Çernobil'in Ukrayna ve Rusya'ya verdiği zararları da biliyoruz. 

Son olarak Japonya'nın beş eski başbakanı aracılığı ile Fukuşima felaketinin 10. yıl dönümünde bir manifesto yayınlandı: "Nükleere hayır"

Orman banyosu yapmak çok faydalı olabilir.. ilgimi çekti ve araştırdım. hakikaten çok amaçlı ormanlar oluşturulabilir. milli ağaç dikme günü bu amaca hizmet ettirilebilir. neden bizlerde uzun ve kaliteli yaşamayalım.. elin Japon'unun bizden fazlası ne..

Bu sene geçti belki ama her sene 11 kasım da her vatandaş sayımız kadar yani 81 milyon fidan dikilsin. ve ülkedeki okullar bunu etkinlik haline getirsin.. tabi etkinlik trafiği MEB' ğınca düzenlensin ve her çocuk mutlaka fidan diksin.. 

Ayrıca kurumsal şirketlerde bu tür sosyal fayda etkinlikleri ile topluma değer katsınlar bir zahmet.. sadece sömürerek olmaz bu işler

Birleşmiş milletler çevre kirliliği ile mücadele komisyonu belli kararlar almalı ve buna uymayan ülkelere yaptırımlar uygulanmalı.. örneğin kesinlikle filtresiz fabrika bacası olmamalı, hükümetler bu konuda zorunluluğa tabi olmalı. plastik kullanımı çok çok sınırlandırılmalı. 

BM oluşturacağı fonlar ile tüm ülkelerde geri dönüşüm maksimum seviyelere çıkartmalı.. ülkemizi referans alırsan her mahallede mutlaka geri dönüşüm noktaları belirlenmeli ve geri dönüşümle ilgili özel girişimler teşvik edilmeli.

Kimin hangi eski günü geri gelse..

Ben şimdi lisede olmayı çooooook isterdim

Evet eski günler geri gelse,mesela çocuklarımız bizim gibi salçalı ekmek yiyip sokakta arkadaşları ile yorulana kadar koşup oynayıp annelerinin seslenmesi ile yeniden evlere girseler,mesela bir yakınımız vefat ettiğinde komşunun bile en az 1 hafta saygısızlık olmasın diye televizyonu kapattığı ve yemekler yaparak getirdiği insanlığın olduğu zamanlara geri dönsek veya ne bileyim kaybettiğimizi adımız gibi bildiğimiz, birbirimize karşı olan sevgimiz yeniden geri gelse.Keşke yeniden biz gibi olabilsek.

Kar yağıyor ama malesef eski bereket ve mutlukuk yok. Peki bunun sebebi nedir. Sebebi açık ve net. Dostluk, kardeşlik, maneviyatsızlık, misafirlik, komşuluk ve bir çok şey bitti. Yani ne yapıldıysa bizler yaptık ve cezalandırılıyoruz. 

Merhaba,

küçücük bir hatırlatma daha doğrusu düzeltme yapmak istiyorum,adı geçen Maveraünnehir'i sulayan nehirler Seyhun ve Ceyhun olacak,Seyhan ve Ceyhan değil.

Küçük bir hatırlatma 







Asırlardan beri Çukurova'nın bereketli topraklarını sulayan iki büyük nehir, biri Seyhan biri Ceyhan,

Tarihte Seyhan ve Ceyhan nehirleri arasında kalan bölgeye maveraunnehir adı verilmiş, bu bölge birçok medeniyetin beşiği olarak bilinen bir yerdir, verimli toprakları ve boylu boyunca uzayan su kaynakları ile medeniyetlerin hep ilgi odağı olmuştur, 

Tarihte baktığımızda büyük imparatorluklar verimli tarım havzalarında ve büyük sulak arazilerde kurulmuslardir, bunun temel sebebi yerleşik hayata geçtikten sonra anlaşılmıştır, bir inceleme yaparsak verimli tarım arazileri tarımın gelişmesini tarımın gelişmesi de tarıma dayalı sanayinin oluşmasını sağlamıştır, böylelikle kalkınma faaliyetleri daha kolay ilerlemiştir, 

Seyhan ve Ceyhan işte bu kadar verimli bir alan, Ülkemizin en güzel şehirlerinden biri olan Adana'nın kolları da diyebiliriz onlara, halen üzerinde türküler yakılan çeşitli sevdalara konuk olan eşsiz bir muhabbetin adıdır onlar, bu güzelliği daha yakından görmek isterseniz Adana'ya bekleriz,

Dünyada belki kimimizin bildiği kimimizin ise bilmediği bir kurbağa türü bulunmakta...

Görüntüsü ve özellikleri ile bana ilginç geldi 🤔 

Breviceps Gibbosus (Cape Yağmur Kurbağası)

Brevicipitidae familyasına ait bu kurbağa 1758 yılında Linnaeus tarafından Rana Gibbosa adı altında bilimsel olarak tanımlanan ilk Afrika kurbağa türüdür, 

yağmur kurbağalarının en yaygını ve en büyüğüdür. 

🔅Yetişkinleri 45mm uzunluğa kadar büyüyebilirler, 

🔅 Güney Afrikaya özgü bir türdür Cape Town civarlarında yaşar  (adı buradan gelmektedir). 

🔅Kırsal alanlarda, otlaklarda ve hatta kentsel alanlarda bulunur ancak ev atıklarına karşı duyarlılar ve evcil hayvanlara karşı savunmasızlar 

🔅Yağmur ormanı kurbağası yeraltında yaşar ve genellikle yağmurlardan önce ortaya çıkar. 

🔅Puslu veya nemli koşullarda da görülebilir. 

🔅Cape Town da  toprakların havalandırılması konusunda rol oynar. 

🔅Solucanlar ve küçük böceklerle beslenir 

🔅Tehdit anında hava yutarak yuvarlak bir hal alır

🔅Kalın ve kaslı arka bacakları vardır bu toprağı kazmasına ve kendisini gömmesine olanak tanır

📌 Bilinmesi gereken önemli bir şey ise yüzemezler, suya konulurlarsa boğulurlar.

 #tür #capeyağmurkurbağası

Kenevirden elde edilen plastik şişenin 80 günde tamamen yok olması çevre açısından çok değerli bir dönüşüm olabilir. 

Kenevir plastikleri toksik değildir ve biyolojik olarak parçalanabilir. Petrol bazlı plastiklere kıyasla daha güçlü ve daha hafiftir. 

Ayrıca çok önemli bir endüstriyel bitki ama dış kaynaklı kısıtlamalar ile ekimi çok sınırlı yapılıyordu.. Şuan durum daha stabil gibi ve mutlaka plastik endüstrisinde kullanımı yasal hale getirilmeli.. tabi ciddi denetim mekanizmaları kurarak.. 

Dünya da salgın ile beraber bir çok bölgede ve özellikle Avrupa da üretim durduğundan çevre kirliliğinin azaldığını söyleyen araştırmalar okuduk. 

Salgının ilk aylarında özellikle 2020 nin ilk çeyreğinde dünya gözle görülür derecede kendini yenilemeye başlamıştı.. 

Ama son aylarda küresel ısınma konusu yine gündemde malum İstanbul'da aralık ayının ortasını geçtik ama hala bırakın kar yağmasını adam akıllı yağmur bile yağmadı.. ve direk konu ile ilgili olan belli bir kitle dışında kimse oralı değil.. 

İnsanoğlu dünyayı aynı hızda yok etmeye devam ederse bırakın Ozon'un kendini onarması.. kendi kendini yiyip bitirecek, insanoğluna inat

Demek ki japonya'da olsa cehalet cehalettir.. o su zararsız hale getirile bilecekse toprağa dökülsün.. Okyanuslar dünya için o kadar önemli ki her gün tonlarca karbondioksiti okyanusun dibine çekiyorlar.. yani ağaçlar gibi karbondioksit emiyor havayı temizliyorlar.. 

Okyanustaki tüm canlıların hayatı tehlikeye girecek birde radyasyona maruz kalacaklar.. 

Bu nükleer atıklar uzaya gönderilemiyor mu?

Japonya'da hükümet, Fukuşima-Daiiçi nükleer santralinden 1 milyon tondan fazla kirli suyu denize bırakmaya karar verdi. 1000’den fazla tankta depolanan suyu serbest bırakma çalışmalarının en erken 2022’de başlayacağı ve tamamlanmasının on yıllar alacağı belirtildi. 

Fukuşima bölgesinden deniz ürünleri ithalatı yapmanın halen yasak olduğu Güney Kore, suyun boşaltılmasının deniz ortamı için ‘büyük tehdit’ oluşturduğunu savunup endişelerini tekrar tekrar dile getirirken çevre grupları da karara karşı çıktı.

Hükümete tavsiyelerde bulunan bir uzman heyeti ise bu yılın başlarında, suyu okyanusa bırakmanın en ‘gerçekçi seçenekler’ arasında olduğunu söyledi.

Drama Köprüsü Bre Hasan Dardır Geçilmez
Soğuktur Suları Hasan Bir Tas İçilmez
Anadan Geçilir Bre Hasan Yardan Geçilmez

At Martini De Bre Hasan Dağlar İnlesin
Drama Mahpusunda Bre Hasan Dostlar Dinlesin

Mezar Taşlarını Bre Hasan Koyun Mu Sandın
Adam Öldürmeyi Bre Hasan Oyun Mu Sandın
Drama Mahpusunu Bre Hasan Evin Mi Sandın

At Martini De Bre Hasan Dağlar İnlesin
Drama Mahpusunda Bre Hasan Dostlar Dinlesin

Dentro kelimesi Yunanca '' ağaç'' demektir. Dendrokronoloji de ağaç kronolojisi demektir. Kesilmiş ağaç gövdesindeki halkaların tarihlenmesi yöntemine verilen addır. İklim bilimcilerin kullandığı bu yöntem sayesinde, ağaçların yaşları ve geçmiş yıllara ait yağış, sıcaklık verileri ve iklim değişiklikleri hakkında bilgi verir.

 Halkaların büyüklükleri sıcaklık ile yağışa, renkleri ise mevsimlere işaret eder. Halkalar içten dışa doğru sayılır ve her halka bir yaş demektir. Halkalar arasındaki genişlik yıllara göre değişiklik gösterir. İki halka arasındaki genişlik diğerlerine oranda fazlaysa o yıl o ağaç için klimatik olarak en verimli yıldır. Dendroklinik çalışmalar aynı zamanda bize hangi ağacın hangi klimatik durumlarda daha iyi gelişim göstereceğini bilimsel olarak kanıtlar. Bu sayede iklim koşullarına uygun ağaç türleri dikilerek ormanların ekolojik, ekonomik ve byolojik olarak devamlılığı sağlanır. Ayrıca bir ağacın yaşını öğrenmek için ağacı kesmekte gerekmez. Ağacın dipten itaberen 130 cm. yüksekliğinden ''artım burgusu '' ile bir parça alınır ve ağacın yaşı hesaplanır. 

Gün geçmiyor ki dite başlayan haberler vardı eskiden ''Olacak O Kadar'' dizisinde işte artık haberler bize ulaşırken bu tabir çok sık kullanılır oldu.Bu sefer İsveçli bilim insanları değil Birleşik Krallık enerji düzenleyicisi Ofgem Birleşik krallık ülkelerinden birisi olan(ki ben de bir hayranlık duymuyor değilim kendilerine) İskoçya'da 300 evde yemek pişirme ve ısınma konusunda doğal gazın yerine yeşil hidrojen denemelerine başlayacağını duyurdu. Hadi detayları aşağıda birlikte okuyalım.

Birleşik Krallık üyesi ülkelerden bir tanesi olan İskoçya, evlerde %100 yeşil hidrojen kullanıma başlamaya hazırlanıyor. Bu hamlenin, karbonsuz gelecek için oldukça önemli olduğu dile getiriliyor.


Küresel ısınma ve iklim değişikliği, dünyanın geleceği konusundaki en büyük tehditler olmaya devam ederken bu konuda çeşitli önlemlerin alındığı, yatırımların yapıldığını görüyoruz. İşte bu tür hamlelerden bir tanesi de Birleşik Krallık üyesi İskoçya’dan geldi.

Engadget’ta yer alan habere göre Birleşik Krallık enerji düzenleyicisi Ofgem, İskoçya’nın 300 evde yemek pişirme ve ısınma konusunda doğal gazın yerine yeşil hidrojen denemelerine başlayacağını duyurdu. Ayrıca Ofgem, bunun dünyada bir ilk olduğunu da dile getirdi. 

İskoçya’da yeşil hidrojen dönemi başlıyo


İskoçya’nın gaz şirketi SGN, dört yıl boyunca kullanılması için Fife şehrindeki evlere ücretsiz olarak hidrojen ısıtma sistemleri ve ocakları yerleştirecek. Buradaki hedef ise elektroliz vasıtasıyla elektrik ve sudan elde edilen karbonsuz hidrojenin, Birleşik Krallık’ın karbon hedeflerine ulaşmasına yardım edip etmeyeceği.

Hidrojen son dönemde oldukça popüler olsa da tamamen kusursuz olduğunu söylemek şu aşamada pek mümkün değil. Örneğin; hidrojen elektrolizinin sadece %80’i verimli olarak kullanılıyor. Yani kullanılan elektriğin %20’lik kısmı heba oluyor.

Birleşik Krallık’taki evlerin %85’lik diliminin gazlı ocak kullanması sebebiyle yeşil hidrojen kullanımının oldukça önemli olduğu ifade ediliyor. Tabii bu, Birleşik Krallık’ın sera gazı salınımı hedefleri için de oldukça önemli bir noktada bulunuyor. Birleşik Krallık, 2050’ye kadar sera gazı salınımını sıfıra indirmeyi hedefliyor.



İLGİLİ HABERBilim İnsanları, Hidrojenin Güvenli Depolanması İçin Yeni Bir Yöntem Geliştiriyor

Bilim İnsanları, Hidrojenin Güvenli Depolanması İçin Yeni Bir Yöntem Geliştiriyor

İngiltere merkezli National Grid şirketinden Antony Green, karbonsuz gelecek hedefine ulaşılmak isteniyorsa metanın, hidrojen gibi yeşil alternatiflerle yer değiştirmesi gerektiğini dile getiriyor.


Kaynak :
https://www.engadget.com/scotland-is-testing-hydrogen-for-cooking-and-heating-in-300-homes-132551696.html


https://www.bielci.com/iskocya-evlerde-%100-yesil-hidrojen-kullanacak/


Dünyanın 3/5'i sularla kaplı ama dünya su sıkıntısı çekiyor.. bu ayıp insanlığa yeter de artar bile.. 

Birde siyasi iktidarlar ve dünyadaki hükümetler bu konularda maalesef yeteri düzeyde koruma sağlayamıyor ve hatta ekonomik büyüme yalanı ile daha fazla tüketime teşvik ediyor..

Küçük bazı örnekler vermek istiyorum..

Hollanda'da kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Water Footprint Network'ün verilerine ve Fortune'un analizine dayanarak, 225 gramlık bir hamburgerin üretimi için 3 bin 668 litre su gerekiyor.  Ortalama bir tişört için gereken 250 gramlık pamuğu üretmek için 2 bin litre su harcanıyor. 

O halde ne yapmalı, tüketim alışkanlıklarımızı ve miktarını A-ZALT-MA-LI-YIZ... 

Bu gidişle sadece devletler değil bireylerde bir bardak su için kıyametleri koparacak.. :) malum su yaşam için en kıymetli ürünlerden ve o kadar hor kullanılıyor ki.. bence faturalara yüksek vergiler getirilmeli bu verginin adı "su fonu" olmalı ve sadece dünyayı ve ülkemizdeki su kaynaklarını korumak için ve kurak bölgelerin ağaçlandırılması için kullanılmalı.. 

Su savaşları yakındır.. yıllardır söylenir, dünyada 30 yıl sonra petrol savaşları yerine su savaşları başlayacak..

Yıllardır Türkiyenin Suriye ile neden bölgesel ve politik sorunları var.. bütün nedeni özellikle Fırat nehrinin üzerine kurulan barajlardır.. suriye su kaynaklarının azalacağı öngörüsünde bulunduğu için Türkiye'yle uzun yıllardır sorunlar yaşamaktadır

2