hologram neler yazmış

Yazar takip için üye girişi yap. Bu yazarı 2 kişi takip ediyor

Benjain Button gerçek oldu..

Dünyada sadece 160 kişide görülen genetik bir bozukluğa sahip olan 8 yaşındaki Ukraynalı kız 80 yaşında ki insanlarda götülen organ yetmezliğinden yaşamını yitirdi.

Ukrayna’da yaşayan 8 yaşındaki Anna Sakidon ‘yaşlılık’ nedeniyle öldü.

8 yaşında olmasına rağmen 80 yaşındaki bir insanın vücuduna sahipti.


Konuyla ilgili açıklamada bulunan doktor Nadezhda Kataman, çocuğun ölmeden önce birkaç kez felç geçirdiğini açıkladı.

Kataman “Progeria tanısı konulan Anna’nın iç organları çok hızlı bir şekilde yaşlanırken, kemikleri çok yavaş bir şekilde gelişiyordu” dedi.


İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay’ın muayene ücreti 1400 TL’ye yükseldi.

Televizyonlara çıkmadan önce 70 tl muayene ücreti olan Canan Karatay’ın 

Kanallarda görünmeye başladıktan sonrası ücret tarifesi de kat kat yükseldi.

1400 tl ye yükselen muayene ücreti sadece 10 dk'lık bir seans. ve 2,5 yıl boyunca randevu defteri dolu 

Zeytin yağ içen, tarlada turp yiyen, şekere, beyaz ekmeğe ve her türlü hazır ve paketlenmiş gıdaya savaş açan ve gazeteciler tarafından yakından takip edilen Canan Karatay’da 10 dakikalık seans için ödenecek bu tutar 2020 yılını kapsıyor.

Sonrasında ne olur bilinmez ama sanırım 2bin tl yi zorlayacağa benziyor... 

Düşünceme göre iyi bir doktor olmakla birlikte bazı çıkışları bile isteye yapıyor ve medyada kendisine bolca yer ayırıyor.. bu da onu özellikle belli çevreler için vazgeçilmez hale getiriyor..


Türkiyenin yapısal en önemli sorunlarından biri işsizlik.. ve son rakamlarda her ne kadar %13.3 görünse de muhtemelen en az %18 civarı olduğunu düşünüyorum.. 

Piyasa da işiler hükümetin aciz politikaları yüzünden taban yapmış durumda birde aç gözlü işverenler yüzünden ucuz işçilik taleplerini suriyeli sığınmacılardan sağlıyorlar..

Ve doğrudan bakıldığında piyasadaki toplam işsizliğin yarısından fazlası bunların yüzünden..

her 4 gegnç deniyor ama bence her 3 gençten biri işsiz durumda.. insanlar akın akın bu ülkeden gitmenin fırsatını kovalamakta.. 

Çözüm : kesinlikle üretim ekonomisi, yapısal reformlar ve ülkedeki adalet sisteminin herkes için eşit olması sağlanmalı..

Bu ülkenin sorunlarıyla dertlenen bir vatandaşı ve ülkenin en kalabalık ve en büyük kenti olan istanbulda ikamet eden biri olarak "kanal istanbul" projesi bir ihanet projesidir ve mutlaka

"kanal istanbul için referandum yapılmalı" diyorum..

Esas adı Pakistan İslam Cumhuriyeti, Güney Asya'da bir ülkedir. Umman Denizi'ne 1.046 km kıyısı vardır. Batısında Afganistan ve İran, kuzeyinde Çin, doğusunda Hindistan vardır. Nüfus bakımından dünyada 6. olup yaklaşık 220 milyonu bulmuştur, 1947'de İngiliz sömürgesindeki Hindistan'dan, yaşanan kanlı bir savaş sonrası ayrılarak 1947'de bağımsızlığını kazanmıştır.

Pakistan'da Pencap, Sind, Kuzeybatı Sınır Eyaleti ve Belucistan olmak üzere 4 eyalet vardır ve federal başkenti İslamabad'dır. 

Resmi diller Urduca ve İngilizcedir.

Toplam nüfusun %96,68'i Müslümandır. 

Keşmir  Pakistan, Hindistan ve Çin'in sınırlarında bir dağlık bölgedir. Himalayalar'ın batı ucunun güneyindeki vadi bu adla anılmıştır. Bölgede üretilen Kaşmir adlı kumaşın ismi de buradan gelmektedir.

1947'de ingiliz sömürgesinden bağımsızlığı kazandığında nüfusunun çoğunluğunu Müslümanlarından ibaret olduğundan Pakistan, Keşmir Emirliği'nde hak iddaa etmiştir. Ancak Keşmir Emirliği'nin kendisi Hindistan'a bağlanmayı istediği için Hindistan da bölgede hak iddia etmiştir.

Pakistan'ın kontrolü altındaki bölgeye 'Azadi Keşmir' denilmektedir.

Fuzul evim son dönemde reklamlarını gördüğüm ve yakın bir zaman önce bir yakınım onların sistemine girdiğini öğrendim.. 

Arada soruyorum herhangi bir güvencesi varmı.. yarım yamalak öğrenmiş mevzuyu ve ciddi bilgi eksikliği var dostumun.. muhtemelen satış politikaları gereği bir çok bilgiyi eksik veriyorlar.. özelliklede müşteri yaklaşımına göre durum alıyorlar, öğrendiğim kadarıyla..

Neden bunu yazdım.. geçenlerde basında birşey gördüm.. Eminevim adında aynı sistem ile çalışan muadil bir firma Elazığ ve Malatyada ki depremler sebebiyle müşterilerinin taksitlerini 4 ay kadar ertelemiş ve herhangi bir hak kaybı yaşanmadan süreci işleteceklerini ilan etmişler ancak eski ve köklü bir firma iddasında olan Fuzulevim kendi müşterilerine herhangi bir kolaylık sağlamıyormuş.. öğrendiğim kadarıyla bu fırsattan istifade belki birileri ödeyemez de sistemden çıkarlar ve kendileride teslimat yapmak durumunda kalmadan ödedikleri organizasyon ücretlerini ceplerine indirmenin keyfini yaşamak niyetindelermiş.. 

Neyse bu konu beni bağlamaz ama bunu incelerken aklıma başka birşey geldi.. Türkiyede bankalar dışında mevduat toplamaya yetkili kurum yok.. bu firmaların yaptığı ise bir finansal planlama dahilinde herhangi bir ürünün teslim almadan bazıları aylarca bu firmalara aylık ödemeler yapıyor.. yalan yok piyasada param uçtu gitti gibi bir maduriyet duymadık.. ancak Çiftlik Bank ördeğinde olduğu gibi ilgili şirketlerin sahiplerinin bir gece bütün parayı yurtdışında bir hesaba aktarmayacaklarının bir garantisi varmı.. devletin BDDK sının bu konu ile ilgili bir çalışması varmıdır.. bir gece ansızın giderlerse ki yapığım kısa araştırmaya göre yılda milyarlarca TL kazanç elde ediyorlar ki Çiftlik bank olayından en az 100 kat büyük bir vurgun olur demektir bu.. 

Devlet şirket patronlarının iyi niyetini bir kenara atmalı ve bu tür eylemler için bir duvar oluşturmalı..


2020 yılında ramazan ayı 24 Nisan'da başlayacak ve 23 Mayıs'ta bitecek. 

Ramazan ayı içinde olan Kadir Gecesi ise 19 Mayıs gecesi görünüyor.

2020 RAMAZAN BAYRAMI

24 Nisan - Ramazan ayının başlangıcı

23 Mayıs - Ramazan Bayramı Arefesi

24 Mayıs - Ramazan Bayramının ilk günü

26 Mayıs - Ramazan Bayramının son günü

2020 KURBAN BAYRAMI

30 Temmuz - Kurban Bayramı Arefesi

31 Temmuz - Kurban Bayramı ilk günü

3 Ağustos - Kurban Bayramı son günü


üç aylar 25 Şubat’ta başlayacak. 

Bu tarih itibariyle recep ayı idrak edilecek. 

Bu ay içindeki Regaip Kandili’nin tarihi de 27 Şubat olacak.

21 Mart’ta ise Miraç Kandili Müslümanlar tarafından dualar ve ibadetlerle ihya edilecek. 

Şaban ayı ise 25 Mart’ta başlayacak ve 7 Nisan’da Berat Kandili ihya edilecek.

Osmanlı devleti üç kıta da hüküm sürmüş, beylik mertebesinden imparatorluğa dönmüş eski dünyanın en önemli medeniyetidir.. 

seveni çok sevmeyeni de çok bu topraklar de.. elbet her birinin bir hikayesi ve nedeni vardır.. ancak iyisiyle kötüsüyle yaptığı ve yapmadıklarıyla tarihe yön vermiş ve direkt etki etmiştir..

Sevenler genel olarak din ve milliyet eksenli, sevmeyenler daha çok dinle mesafeli veya etnik ve din yaklaşımı ile sevmediğini söyler.. her birinin haklı olduğu noktada illaki var..

Bir çoğunu ileri ki yazılarımda yazacağım ancak objektif olunmalı ve herkes bir çok açıdan düşünüp doğru değerlendirmeyi yapması gerektiğine inanıyorum.. bu yüzden bir çok kaynaktan yararlanarak harmanlanmış bir çalışma ve düşüncelerimi paylaşacağım.. 

ilk konumuz "osmanlı'da hanedan"

Osmanlıda hanedanlık babadan oğla geçen ve belli bir aşamadan sonra genelde devşirme hatunlarla ve feth edilen yerlerdeki krallarla ve soylularla akrabalık kurulabilsin diye evlenilmiştir.. bu durum bazı açılardan avantaj sağladıysa da bazı açılardan osmanlıda hatunların yönetime müdahalesine sebep olmuştur.. 

Ve harem daha önce hiç bir imparatorlukta olmadığı kadar etkin olmuştur osmanlıda..

Öncelikle İslam ahlakı ve islam adaletine göre yöneticiler efendimiz dönemindeki gibi babadan oğul'a değil liyakat ve ehliyete göre verilmeliydi. bu kişi tabi ki oğullardan biri de olabilirdi.. ancak özellikle bozulma ve çözülme dönemlerinde görüldüğü üzere çok kudretli olmayan padişahlar yönetimde görev aldı.. ilk dönem padişahları mutlaka çok yetenekli ve çok kudretli kişilerdir elbet, osman bey gibi, ll. murat ve sultan mehmet gibi ancak şu da bir gerçek ki osmalının ilk zamanlarında Anadolu ve çevresinde ki özellikle batıda genişlemeye müsait alanlar vardı.. 

Hanedan kendisine verilen vazifenin Allah tarafınıdan verildiğini düşünüp insanlara kulum demiş ve allahın yer yüzündeki gölgesi olmakla kendilerini taltif etmişlerdir ki içinde şirk kokan bir hava vardır..

Tabi hanedanın bazı şuygulamalarıda günümüzde hala tartışılmaktadır.. örneğin fatihin "kardeş katli vaciptir" demesi gibi.. incelendiğinde kendisinden önce ve kendisi döneminde yaşanmış taht kavgaları ve o dönem kendilerini bizansa karşı tavizler vermek zorunda bırak cem sultan vakasına binaen alınan bir karardır, ancak islamda yeri olmayan bir yaklaşıdır.. 

Hanedanın ufku osmanlı mülkü ile sınırlı olduğundan dünya siyasetinde çok daha aktif oluna bilecekken malesef 300 yıllık bir ihtişam döneminden sonra çözülmeler kaçınılmaz olmuştur.. 

Tabi cumhuriyetin kuruluş döneminde ki acziyette ortada ancak yine de saltanatın kaldırılmasını doğru bulurken hanedanın sürülmesini bir o kadar da yalnış bulmaktayım..


Atlas Okyanusu’nda ‘Türk’ adı taşıyan bir adanın var olduğunu biliyor muydunuz? Burası Grand Turk Adası... Yalnız bu cennet adanın ne geçmişte ne günümüzde Türklerle veya Türkiye ile bir ilgisi var... Peki neden burası ‘Türk Adası’ olarak anılıyor? 

Sadece Grand Turk değil, dünyanın bir ucunda Türk adası olarak bilenen bir başka ada daha var! İşte detaylar...

Grand Turk Adası, Turks ve Caicos Adaları başkenti Cockburn Town'ın üzerinde bulunan bir ada. 38 adadan oluşan ülkenin başkenti ise Grand Turk (Büyük Türk)’dür. Ada, Turks ve Caicos Adaları dahilinde Birleşik Krallık'a bağlı. 18 kilometrekarelik alanıyla Turks Adalarındaki (Caicos dahil değil) en büyük adadır.

Neden Türk? 

Adını şekli Türk fesine benzeyen Melocactus adlı kaktüsten aldığı söylenmekte… Ancak daha sonra bunun doğru olmadığı adaya Türk adının verilirken daha Türklerin fes giymediği ortaya çıkmış.

Yapılan son araştırmalara göre adanın keşfinin denizci bir Türk olan Kemal-i Hasan tarafından yapıldığı ancak daha sonra burada koloni kuran İngilizlerin kâşifin isminin ne olduğunu bilmeyip yalnızca milliyetini bildiği için adaların adını Türk adaları koyduğu düşünülüyor.

Bir başka Türk adası daha! Burada hâkimiyet sadece Türklerde 

Kamboçya'nın güneyinde, beyaz kumları ve turkuaz deniziyle büyüleyen ama hâlâ ilkel şartlarda yaşam koşullarının da olduğu bir ada Koh Rong. Burayı özel kılansa resmen Türk hâkimiyeti altında olması… Adada ana karadan aldığınız biletten tutun, bindiğiniz bota, eğlendiğiniz bara ve kaldığınız otele kadar neredeyse her şey Türklere ait.

Yaklaşık yedi-sekiz yıl önce bu adayı keşfeden bir Türk ve Alman, ilk yerleşim yerini yapıyor ve sonra da olanlar oluyor. Türk nüfusunun bir hayli fazla olması Koh Rong Adası'nın ‘Türk adası’ olarak anılmasını sağlıyor. Kamboçya'nın güneybatısında yer alan Koh Rong, ülkenin en büyük ikinci adası olma özelliğine sahip. Koh Rong Adası'na gitmek için önce Phnom Penh şehrine geliyorsunuz. Daha sonra körfezde bulunan Sihanoukville kentine gidip oradan da SpeedFerry adı verilen botlarla Koh Rong'a ulaşılıyor.

Lahmacundan menemene Türk mutfağı 

Tabii adada Türkler yaşayınca Koh Rong'a Türk mutfağı da girmiş. Lahmacundan menemene, baklavadan sütlaca derken Türk mutfağı adada yer edinmiş durumda.

İstanbul Üniversitesi'nde öğrencilerin indirimli yemek hakkı yalnızca bir öğünle sınırlandırıldı. İkinci öğünü yemek isteyen bir öğrencinin artık 3,5 tl yerine 18,50 TL ödemesi gerekecek. 

Ayrıca kahvaltı öğünü kaldırıldı. 

"ABD Senatosu'nun kararı beni incitti" (Ermeni Patriği konuştu)

Ermeni Cemaati'nin yeni patriği Sahak Maşalyan Ermeni diasporasının duruşunu ve Amerikan Senatosu'nun son kararını değerlendirdi. Maşalyan, “Biz diaspora değiliz. Biz hep burdaydık bu ülkede kaldık. 1915’teki acı olaylarından sonra burada kalmayı tercih ettik. 105 yılı diaspora Ermenilerinden farklı yaşadık. Onlar 1915’in acı hatıralıryla nesilden nesile aktadıkları travmayla var oldular. 

Biz ise o travmayı atlattık, unutmadık ama atlattık. Beraber yaşamanın büyüsü gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

2020'de kıdem tazminatı tavan ve taban fiyatları değişti. 

Asgari ücrete yapılan yüzde 15,03'lük zamla birlikte kıdem tazminatıda taban fiyat 2.943 TL, tavan fiyat ise 6,699 TL oldu.

Bu fiyata memur ocak zammı ile enflasyon farkı da eklenecek. Peki kıdem tazminatı nasıl hesaplanıyor? Kıdem tazminatına hangi paralar dahil edilmiyor?

Aynı iş yerinde en az 1 yıl çalışanlara kıdem tazminatı ödeniyor. Tazminat ödenirken ise son brüt ücret dikkate alınıyor. 

Çalışılan yıl ve gün sayısına göre her yıl için bir brüt maaş olmak üzere hesaplama yapılıyor, bu ücretten sadece damga vergisi kesiliyor.

Düzenli ve nakit olarak ödenen paralar da brüt ücrete ekleniyor. Yıllık izin ücreti, evlenme yardımı, hafta tatil ücreti, bayram harçlığı, hastalık yardımı, genel tatil ücreti, doğum yardımı, ölüm yardımı, izin harçlığı gibi düzenli ödenmeyen paralar ücrete dahil edilmiyor. 

Tabi sonuç olarak petrol fiyatları hemen 70 doların üzerine çıktı.. yine acısını Türkiye çekiyor. malum enerji ithalatçısıyız ya

dış güzellikten ziyade zekaya önem veren; karşılarındaki kişiyi çekici bulabilmeleri için ön koşul olarak ''zeka'' diyen; entelektüellik, akıl gibi kriterlerden ''geçer sınıf'' alanlara ilgi duyan kişilere ''sapyoseksüel'' denir.

sapyoseksüel olabilmenin tek bir koşulu var: zeki olmak.

o değil de beni alacak kişi sapyoseksüel mi? olacak, anlamadım :))

Son 15 yıla damga vuran bir alan. internetin icadı ile çok hızlanan teknoloji dünyası ışık hızı ile ilerliyor. 

sosyal medya ise bambaşka bir alem.. insanlar genel olarak hatta çok büyük oranda gerçek değil ama olmasını istediği yüzlerini paylaşıp gösteriyorlar.. bulundukları yer, yedikleri içtikleri, takıldıkları ve görüştükleri insanlar. giyindikleri şeyler vs.. tam bir yalan üzerine kurulan dünya ama kimse suçlu değil çünkü dünya öyle bir yer haline geldi ki. eskiden insanlar mutlu olmak nedir bilirdi. küçük şeylerle mutlu olabilirdi.  

Ancak artık insan doymuyor ve mutlu olamıyor, çünkü dilediği her şeye sahip değilse bile ulaşabiliyor. öğreniyor veya bir şekilde deneyimleye biliyor. 

bence en iyisi Acıbadem Starbucks

ayrıca Kadıköy ve Koşuyolu da fena sayılmaz ki buralara uğrayan yazarlar var ki ancak Kadıköy'ün çok yoğun ve kalabalık olduğunu söylemeliyim..

bir de kazasker yada tüccar başı Starbucks olarak geçen şubesi. özellikle çalışma masasının duvara dönük olması çok iyi. gelip geçenler bilgisayar ekranına bakamıyor.


Valla kanal doğurdu resmen. Garip olan iktidardan bir yalanlama da gelmedi daha.. Bakalım kimler arsa sırasına girdi

FATİH’in azınlıklarla ilgili İNSAN HAKLARI AHİDNAMESİ


Fatih Sultan Mehmed, Bosnayı fethettiği zaman Osmanlı devlet politikasının sonucu olarak bölge halkına dini serbestiyest getirmiştir. Fatih Sultan Mehmed’in buradaki latin papazlarına verdiği 883 (1478) tarihli ferman suretinde;

 “Nişanı-ı hümayun şu ki Ben ki Sultan Mehmed Han’ım; üst ve alt tabakada bulunan bütün halk tarafından şu şekilde bilinsin ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahiplerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum: Sözkonusu rahiplere ve kiliselerine hiçkimse tarafından engel olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gerekse kaçanlara emn ü aman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerinde yerleşsinler; ne ben, ne vezirlerim ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışardan memleketimize getirecekleri kimselere yeri ve göğü yaratna Allah hakkı için, Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) hakkı için, yedi Mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin peygamber hakkı için ve kuşandığım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarda belirtilen hususlara söz konusu rahipler benim hizmetime ve benim emrime itaatkâr oldukları sürece hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir.” 

Bu ferman suretinde de görüldüğü gibi azınlıklar tam bir hürriyet ortamı içinde hayatlarını sürdürmüşlerdir. Ayrıca istanbul'da ortodokslara tanıdığı ayrıcalıkta malumunuz. 

Kuantum Dolanıklığı en basit ifadeyle iki yada daha fazla kuantum taneciğinin evrende birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsunlar aynı anda eş zamanlı olarak  haberleşmesi durumudur. 


Nicola Tesla bir zamanlar şöyle demiş… ‘’3,6 ve 9 rakamlarının ihtişamını ve önemini bilseydiniz evrenin kapılarını açacak bir anahtarınız olurdu.’’ 

Tesla akıl almaz uzaklıktaki yıldız diziminleri ile ve embriyonik kök hücrelerinin dizimindeki rakamsal ortaklıkları ilk fark eden insandı. Bu dizgelerde sürekli olarak 3,6 ve 9 rakamları eksik çıkmaktaydı. Yaratıcının planı dediği planda ona göre kilit nokta bu 3 rakamdı.

Nikola Tesla gezegenimizin boğum noktalarını da hesaplamış ve tahmin edebileceğiniz üzere bu noktaların çoğu 3, 6 ve 9 sayılarıyla derin bağlantılı olduğunu farketmişti. Evet, Tesla 3, 6 ve 9 sayılarıyla takıntılı bir insandı ancak ona göre bu sayılar yalnızca kendisi için değil, herkes için büyük bir önem taşımaktaydı. Ancak Tesla bu konuyu bir icat olarak değil bir keşif olarak görmekteydi. Ona göre, gerçekten de, 3.6 ve 9 sayılarında saklı olan evrenin numaralojik düzenini ilk fark eden kişi kendisiydi ancak bunu icat değil sadece “keşfetmişti”.

Tesla doğanın insana matematik aracılığıyla cevap verdiğini gösteren temel bir sistemin olduğuna emindi. Binary adı verilen ve bilgisayarlar anlayışının temelini oluşturan dilde sadece iki sayıdan meydana gelir yani 3’e yer yoktur. Ayrıa hücreler ve embriyolar anlaşılmaz bir biçimde şu dizge ile gelişir: 1 ,2, 4, 8, 16, 32, 64, 128… Yani asla 3’e 6’ya ve 9’a yer vermeyecek şekilde. 

Ancak Tesla’nın bildiği ve hayalini kurduğu bu şeylerin sıradan bir bilim insanı karalamalarından çok daha ötede olduğu bugün görünüyor. Marko Rodin, Vortex Math olarak anılan ve matematiğin derin dallarından biri olan bu alanda: 1, 2, 4, 8, 7, 5, 1, 2, 4, 8, 7, 5, 1, 2, 4 ve sonsuzluğa devam eden ve asla 3, 6 ve 9 rakamlarını barındırmayan inanılmaz bir tekrar dizgesi keşfetmiştir. Rodin’e göre bu rakamlar üçüncü ve dördüncü boyuta ait olan ve “flow field” olarak anılan saklı bir vektörü yansıtıyor.

Bu rakamlara bu gözle bakınca daha bir enteresan geldi, ebced hesaplamalarında da çok görülen ve uygulanan rakamlar, demek ki ilahi bir tarafı da var denebilir ki Tesla'nın bahsettiği "Yaratıcının planı " dediği kilit nokta sanırım bu düşüncemi destekliyor..

tatava.org ailesi olarak yeni yılda her şeyden önce Adalet, Huzur, Barış, İnsan onuruna yaraşır bir yaşam kalitesi, Yolsuzluğun ve İhanetin olmadığı bir ülke ve dünya hayal ediyoruz. 

Çok sığ gündemlerin yaratıldığı ama arka planda büyük ihanetlerin ve çok büyük acıların yaşandığını biliyor ve yüce mevladan bu acıları dindirmesini dua ve niyaz ediyoruz. 

Bu vesile ile yeni yılın ülke ve dünya insanlarına huzur ve mutluluk ve dahi sevgi getirmesini diliyoruz.


Batman Turgut Özal Anadolu Lisesi’nde matematik öğretmeni olan baba ihsan abay, oğlu emircan mert’in yaklaşık 7 yıl önce dünyada ender görülen hastalığa yakalandığını ve bir süre sonra yatalak olduğunu söyledi.

büyük oğlunun hastalığının ilerlemesinden dolayı artık tedavi edilemediği gibi küçük oğlu ahmet çınar’ın da aynı hastalığa yakalandığını belirten Abay, “benim Çınar’ım bu ayın 21’inde 5 yaşına girdi. 4 ay önce hastalığını öğrendik. Emircan’ımızı böyle kabullenmiştik ama Çınar’ımın da ncl2 hastası olduğunu öğrenince dünyamız yıkıldı” dedi.

‘hastalığın tedavisi mümkün ama tedavi masrafını karşılamak imkansız’

küçük oğlu Ahmet’i Diyarbakır Dicle Üniversitesi hastanesine götürdükleri zaman doktorun artık bu hastalığın tedavisinin yapılabildiğini söylediğini aktaran Abay, Ahmet için bir umut doğduğunu dile getirdi.

ancak tedavi masrafının çok yüksek olduğunu öğrendiklerinde tekrar ümitsizliğe düştüklerini vurgulayan Abay, şöyle devam etti:

“doktor artık bu hastalığın tedavisinin 2017’den beri yapıldığını söyledi. sevindik, en azından Çınar’ı kurtarırız dedik. parayı sorduk, doktorlar, ‘bir iş adamı olsanız bile bunun tedavisini yapamazsınız. ancak devlet üstlenirse ya da büyük bir yardım kampanyası olursa, hayırsever iş adamları çıkarsa bunun altından kalkabilirsiniz’ dediler. biliyorum az bir para değil ama yüreğimize söz geçiremiyoruz. gözümüzün önünde sürekli eriyor. Emircan hangi durumdaysa Çınar’ımın da aynı duruma düşeceğini biliyorum.”

gelinen süreçte Emircan tedaviye yanıt vermezken, Ahmet’in tedavisi için 3 milyon lira ihtiyaç duyulmasının ardından batman valiliği, çiftin yardım talebine karşılık yardım komisyonu oluşturdu.

Batman Valisi Hulusi Şahin, komisyon aracılığıyla açılan banka hesabına 10 bin lira yardımda bulunarak ilk bağışçı oldu.

baba abay yardımların, ziraat bankası‘nda ahmet çınar abay adına açılan tr06 0001 0005 5791 6598 7050 01 nolu türk lirası, tr49 0001 0005 5791 6598 7050 03 nolu euro, tr76 0001 0005 5791 6598 7050 02 nolu dolar hesapları ile halk bankası‘nın tr58 0001 2001 2960 0001 1131 19 nolu türk lirası, tr71 0001 2001 2960 0035 0006 11 nolu euro ile tr77 0001 2001 2960 0023 0025 73 nolu dolar hesaplarına yapılabileceğini söyledi.

Anne Fatma Abay da oğlu Ahmet Çınar’ın hastalığının ilerlemeden tedavi edilmesi için dua ettiğini belirterek, “3 çocuğum var, iki tanesi rahatsız. Emircan’ım yatalak, 7 yıl oldu. Çınar’ım da onun durumuna düşsün istemiyorum. hayırseverlerden destek ve yardım bekliyoruz” dedi.

Sezgin Tanrıkulu'nun soru önergesine yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Katarlıların Türkiye’de 795 bin 552 metrekarelik taşınmaza sahip olduğunu belirtti.

Ama bekleyin bu bişey değil Çinliler geliyor bakalım o zaman ne yapacağız.. her gelenin geri  gönderilmesi gerek

Dubai şeyhi maktum un kızı prenses latifa 2018 den beri kayıp. başına ne geldiğini onu son gören arkadaşları anlattı.

İzlediğim video da arkadaşlarıyla bir tekne ile hindistana kaçarken umman açıklarında uluslararası sularda BAE ne götürülmek üzere bir operasyon ile alınıp kaçırılmış. 

şuan ki durumundan muhtemelen aile bireyleri ve şeyh maktum hariç herkes habersiz. yaşayıp yaşamadığını bilen yok.  

İlber hocayının mizacını çok beğenmesem de dikkate değer bir bilim insanı bence çok doğru söylemiş, "okuyarak gezmek" muhteşem bir mesaj. 

ayrıca geçenlerde sosyal bir deneyden esinlenerek söyleye bilirim ki. aktif dinlenme sıralarında ( ki ben sık yaparım)   tek başına bir cafe de veya bir cadde de kitap okurken  tanımadığın insanlarla konuşmanın insana kattığı değişkenlik algısı beyni çok renklendiriyor muş. 

Benim çok becerebildiğim bir şey değil ama denedim ve çok heyecan vericiydi. 


1 2 35