Neler oluyor

Miracle neler yazmış

Yazar takip için üye girişi yap. Bu yazarı 1 kişi takip ediyor

Sonunda herkes anladı. Rahatça beraat edip iyi hal verenlerde en az onlar kadar suçlu.

Sedat Pekerin Bir zamanlar tesbih hediye ettiğini söylediği kişi. Peker tanıştıkları dönemde  karacanın muhabbet tallalı yani (pezevenk) olduğunu iddia ediyor. Karaca bir zamanlar Deniz Baykalın danışmanlığını yapmıştı.  Ayrıca İlhan Varank, Mehmet Ağar, RTE, SS, Muharrem ince gibi isimlerle çekilmiş fotoğrafları olan ilginç bir kişi.

n11.com da müşteriler yorum yapabiliyor fakat mağaza cevap veremiyor. yani isteseniz bir mağazayı kasıtlı olarak rezil edebilirsiniz. ama gittigidiyor.com da mağazalar cevap verebilmekte. düşünsenize birisi size yorum bırakıyor ama eliniz kolunuz bağlı. sistemin mucidi n11 i tebrik ederim. 

ADESE markasına da bir isim bulsak. ne varsa bu islamcılarda var. ateist dedikleri şirketler borsa da ham karlı hem de kurumsal yönetiliyor. 

Bence SPK, İhlas holdingin ismini değiştirsin.  Böyle bir gruba kur'an dan bir isim hiç yakışmıyor. Kur'an emredildiğin üzere dosdoğru ol diyor. Bence ihlas grubu ismini iflas grubu olarak değiştirmeli. Çünkü bir çok yatırımcı iflas etti borsada. Her dönem bir vukuatı var bunların. 

Netenyahu gitti. Hulusi Libya'da muzaffer komutan edasıyla racon kesiyor. Libya ve Afganistan'da TSK etkinliği artıyor. Peker kayboldu. Erdoğan Biden ile anlaşmak üzere. Çin'den sıcak para geliyor. Türkiye önderliğinde Gürcistan NATOya katılıyor..

Yarinki Soma davasinda adalet bekliyoruz. Hayatini kaybeden onca iscinin aileleri icin Hak, Adalet ve Demokrasi istiyoruz.

Çocuklukta alınamamış renkli televizyonların, binilememiş bisikletlerin, gidilememiş tatillerin, okşanmamış başların, söylenmemiş sevgi sözcüklerinin, alınamamış aferinlerin yerini tutamıyor dev plazmalar, üst segment arabalar, dünya seyahatleri, alkışlar, terfiler, servetler…
Sonradan kazanılmış hiçbir şey veremiyor çocuklukta yaşanması gereken heyecanların tadını…
İnsan çocukken yoksun olduğu ne varsa onu elde etmeye çabalıyor tüm yaşamı boyunca.
Herkesin yoksunluğu başka, herkesin boşlukları farklı, herkesin yarası derin.
Geç gelmiş bir oyuncak, geç alınmış bir pabuç, bekletilmiş bir istek, karşılanmamış bir beklenti, söylenmemiş bir aferinin sızısı tüm tazeliği ile asılı duruyor ruhun çengellerinde.
İncecik bir kan sızar herkesin içinden yol yol. Öldürmez ama yakayı da bırakmaz. Hesaplaşma bitmez bir türlü.
Bir tokat, acıtan bir söz, bir bakış, bir yalan, bir bekletiş, bir olmayış, bir bitiş katili olur ebedi saadetin. İçeride hep bir ağrı, bir tıkanıklık, apansız gelip gülüşlerin ortasına konan bir karanlık peşini bırakmıyor insanın. Gitsin, kapansın, sonlansın, erisin, sönsün, zerrelerine ayrılıp yokluğa karışsın diyorsun ama hamuruna karışıp seninle geliyor her gittiğin yere.
Çocukluk bir damga gibi bir mühür gibi yanında hep. Ve çocuklukta eksik olan ne varsa asla tamamlanmıyor büyüdüğünde. Eksik olan her ne varsa istiflesen bile olmuyor. Olmayacak da. Çocukluğun boy verecek hep içinde. Kulaç atacak derinlerinde. Senin yerine hissedecek, senin yerine konuşacak.
Çocukken tattığın tüm güzellikleri bir daha tadamayacaksın ve çocukken eksik olan ne varsa onu asla tamamlayamayacaksın. O zamanların ne “tekrarı” var ne de “telafisi”.
Bu yüzden üzmeyin çocukları, kırmayın, hor bakmayın, ezmeyin.
Yetişkinliğindeki mutluluğun bedelini çocukluğuyla ödetmeyin.
Her çocuk, kırgınlıkları ile birlikte büyüyor ve asla yapışmıyor parçaları birbirine.
Rahmetli Sakıp Sabancı’nın bir cümlesi vardır insanın kanını donduran. Der ki; “Benim çocukken bisikletim olmadı hiç. Yoksulduk. Şimdi otomobil fabrikalarım var, istediğim arabayı, istediğim bisikleti alır sürerim ama nafile. O sızı gitmiyor içimden hiçbir yere.” Atlı Köşk’ün bahçesinde çocuk bisikleti üzerinde poz verirken söylemişti bunları, gülümseyen bir fotoğraf karesi içinde.
Ne güzel demiş Edip Cansever; “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk
hiçbir yere gitmiyor.”
Çocuk kalbi kırmayın bu yüzden, nedameti fenadır

Kendisini ilk kez linkedin de gördüğüm iş adamı. Söylenenlere göre ayakkabı boyacılığı ile başlayan ilginç bir hikayesi var. Temiz yüzlü biri. Anadolu insanı gibi geldi bana. fakat hakkında onlarca ilginç iddia var. fabrika hurdacısı deniyor mesela. Kulağa ilginç gelen bir kelime. Google da bile anlamını bulamadım. Linkedin de yaptığı bir paylaşımda Başarılı veya başaracağına söz veren Mahalle , Ortaokul, Lise takımlarına forma sponsoru olabileceklerini söylüyordu.

BM serbest bırak demiş bırakmamışlar, Yargıtay dosyayı bozmuş bırakmamışlar. Bugün anne babasını trafik kazasında kaybetmiş Şimdi bıraksalar telafi edebilir mi bu acıyı? Bu körpecik yavruya "Anneni ve babanı kaybettik" demek kolay mı?  

Emre Olur, Sedat Peker'in gözaltına alınması ya da öldürülmesi dahil endişeli olduklarını söyledi. Böyle bir durumda yayınlanmak üzere bir belge ya da kayıt bıraktı mı diye sordum.

Sedat Peker'in "basın danışmanı" Emre Olur ile görüşen gazeteci Alişer Delek;  Peker'in, Dubai'de kaldığı konuta BAE polisleri TSİ 12'de geliyor. Kendisini bir yere davet ediyorlar.

36 yasında bir kanser hastasıyım ve lynparza adlı ilacı kullanmak zorundayım. İlacın kutusu 50 bin lira! İlacın sgk kapsamına alınmasını talep ediyorum. Lutfen sesimizi duyun!

Neden bir türlü Davutoğlu, Gül ve Babacan'ı affedemiyorum biliyor musunuz? O meşum referandumda "dava" perdesinin ardına geçip ülke karanlık bir tünele girerken çıtlarını çıkarmadıkları için! Mevzubahis vatansa babamı tanımam demedikleri için! Kıyamet koparken seyrettikleri için!

Son üç haftadır aynı anda bir mahalle bakkalında veresiye defteri ödenip semt bakkalının camına "Buraya kimsenin borcu yoktur" yazısı astırılıyor... Bakkal "Sen kimsin?" dediğinde, "BEN MANSUR YAVAŞ'ım, Ankara belediye başkanı" diyor...

25 sene yurt dışında yaşadım. Aldığım tazminat birikimlerimi ülkemde değerlendirmek istiyordum. Ailemin yıllardır benden para istemesinden bıkmıştım. Aklıma yakınlarımdan yardım almak yerine Facebook'ta uzun zamandır tanıştığım fotoğrafında yunus polis üniformalı bildiğim A.K. isimli kişiden yardım talebinde bulundum. A.K. ile sadece sosyal medyada görüşüyorduk. Bana karşı oldukça ilgili idi. Beni sahipleniyordu. Bu yakın ve sıcak ilgisi beni duygusal olarak da ona bağlamıştı. Güvenmiştim. Bir gün kendisine birikimlerimi değerlendirmek istediğimi söyledim. Kabul etti. Tanıdığı emlakçı olduğunu ve daha ucuza bir konut alabileceğimi belirtti. Bana birçok satılık evin fotoğraflarını gönderdi. Banka EFT havale sistemiyle 300 bin TL gönderdim. Tapu işlemleri için de tekrardan 10 bin TL havale yaptım. Evraklarım elimde. İstanbul'a gelerek kendisiyle görüşmek istedim. Gaziantep'e gittiğini ve hastası olduğunu söyledi. Bir hafta sonra tekrar aradığımda kendisine ulaşamadım. Belirttiği emlakçıya gittim. Böyle bir satışın olmadığını anlattı. Bana gönderdiği dekont da sahte imiş.

Üniversite son sınıf öğrencisi bir kızım. Günümün önemli bir bölümü sosyal medyada ya da internette geçiriyorum. İnternette bulunduğunuz konumda size en yakın insanları buluşturan ve lokasyon olarak yer belirten arkadaşlık uygulamasını cep telefonuma indirdim. Bir gün ders çıkışı bir kafede uygulamayı açtım. Uygulamada aynı kafede oturan genç bir erkekle tanıştım. Oldukça kendinden emin ve beni sürekli güldürüyordu. O da başka bir üniversitede okuduğunu söyledi. Bir gün kafede otururken cep telefonunun şarjının bittiğini, bir yeri acil araması gerektiğini söyledi. Ben de cep telefonumu verdim. İçeride gürültü olduğunu dışarıda rahat konuşacağını söyledi. Telefonumla 20 dakika görüştü. Daha sonra oradan ayrıldık. Beni her aradığında nerede olduğumu, kimle yazıştığımı, ne yediğime kadar her şeyi biliyordu. Anladım ki telefonuma casus uygulama denilen virüsler yüklemiş. Whatsapp konuşmalarım dahil her şeyimden haberdar oluyordu. Elinde benim uygunsuz fotoğraflarım olduğunu belirtti. Benimle acil olarak görüşmek istediğini ve bana fotoğrafları geri vereceğini söyledi. Kabul ettim. Bir rezidansta günlük oda kiralamıştı. Beni çağırdı. Korkumdan ve aileme karşı mahcup olmamak için çaresizlikten istemediğim halde gittim. Bana cinsel istismarda bulundu. Fotoğrafları verdi ama iki hafta sonra tekrar elinde bana ait fotoğrafların olduğunu söyleyince bu tehditlerin devam edeceğini düşündüm.

23 yaş bence, her an herseyin olabilecegi yaş:) evlenebilirim, yeni bir ise girebilirim veya aşka kusebilirim, evi terkedebilirim, depresyona girebilirim, istemedigim bir meslegi yapmak zorunda kalabilirim

Garibanın depresyonu olmaz canı sıkkındır... 

Baskasinin kurdugu bir sistemden lider cikmaz
Ortam da ki 3 harflilerin varligini hissetmek, izleniyor olma icgudusu ve ozguven eksikligi, 
Surekli mesgul gorunmek, farkli ortamlara girip cikmak, ilgi gosteren kisiyle köse kapmaca oynamak, kisiyi gizemli yapar😂
Karizmatik erkek, ince bel, genis omuzlar, sivri cene , ve iyi diksiyon , son olarak romantizm
2 3