Tatava'da yazmak istiyorum. 

Bu konuda ne yapmalıyım.

*MÂNEVİ VİRÜS RİSKİNE KARŞI 14 KURAL*


1. Sabah akşam sık sık, ağzınızı *istiğfâr* ile en az 70 veya 100 kere iyice *çalkalayınız*.


2. Mânevî virüs belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım *mesafe* koyun.


3. Aklınıza ve içinize kötü duygu ve düşünceler geldiği anda “*lâ havle ve lâ kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azîm*” deyin. Bilmiyorsanız *salât u selâm* getirin.


4. İnsanlarla karşılaştığınızda temas etmeden *tebessüm ederek selâm* verip geçin.


5. *Haram* şeylerden uzak durun, elinize almayın, bakmayın, dokunmayın.


6. Nefis ve şeytânın çağırdığı yerlere *gitmeyin*, gitmek için karar vermişseniz *iptâl edin.*


7. Eğer yakın zamanda nefis ve şeytâna uyarak günah işlemişseniz, evinize giderek *odanıza çekilin ve 14 gün tevbe-istiğfâr edin*.


8. Oturduğunuz odayı *Kur’ânı Kerim* okuyarak, tesbih çekerek, tefekkür ederek sık sık havalandırın.


9. Rûhunuzu ve kalbinizi *farz, sünnet ve nâfile* gibi temizleyicilerle sık sık yıkayın.


10. El, ayak, göz, kulak gibi sık kullandığınız âzâlarınızı her gün *abdest* alarak temiz tutun.


11. Mânevî virüs belirtiniz varsa îmân bakımından zayıf kimselerle temâs etmeyin, *abdestsiz ve besmelesiz* dışarı çıkmayın.


12. Kur’ân-ı Kerim’i *kendiniz* okuyun, bol bol *hayır işleri* yapın.


13. Kur’ân ve Sünnet’in istediği *dengeli Müslüman* olun, ibâdetlerinizi aksatmayın.


14. Eğer nefsî arzu ve isteklerden, şeytânın vesveselerinden dolayı içiniz aşırı daralıyorsa, sıkışıyor, rahatsız oluyorsa hemen bir *âlim veya ârife* başvurun.!


*UNUTMAYALIM; NE NEFİS, NE ŞEYTAN, NE DE KÖTÜ ARKADAŞ ALACAĞIMIZ MANEVİ TEDBİRLERDEN DAHA GÜÇLÜ DEĞİLDİR !!!*

(Alıntı)

İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunu. MSc ve PhD derecelerini Japonya'da Osaka Üni'den aldı. 

Marie Curie Bursu ve Royal Society Sıra dışı Yetenek Ödülü sahibi. 

2015'ten beri Cambridge Üni'de görevli. Prostat, rahim ve bağırsak kanseri üzerine çalışıyor.

Avusturya ya da resmi adıyla Avusturya Cumhuriyeti, Orta Avrupa'da denize kıyısı olmayan, dokuz eyaletten oluşan bir ülke. 

Batıda Lihtenştayn ve İsviçre, güneyde İtalya ve Slovenya, doğuda Macaristan ve Slovakya, kuzeyde ise Almanya ve Çek Cumhuriyeti ile komşudur. 

8,60 milyon (2019) olan nüfusun yaklaşık %93'ü Avusturyalı'dır. Türkler, Almanlar, Slavlar, Hırvatlar ve Macarlar (özellikle Burgenland'da), Slovenler (özellikle Karintiya'da), Çekler (özellikle Viyana'da) ve daha küçük sayıda da İtalyanlar, Sırplar ve Rumenler ülkenin diğer azınlık gruplarıdır. Nüfusun %18,6'sını 1-14 yaş grubu, %61,6'sını 15-59 yaş grubu, %19,8'ini de 60 yaşından yukarısı teşkil etmektedir. Halkın %68'i şehirlerde yaşar. Ülkenin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 99 kişidir. Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır. Alplerin geniş bölgelerinde yerleşim yoktur. Yıllık nüfus artışı 2004 yılına göre yüzde 0,14 seviyesindedir. Ortalama yaşam süresi erkeklerde 76,4, kadınlarda 82,1 yıldır. 

Avusturya'da Hristiyanlık egemen dindir. 2001 nüfus sayımında, ülke nüfusunun %73,6'sı Katolik'ti. Katolik Kilisesi'nin kendisine göre, 2016 yılı itibarıyla, Katoliklerin sayısı nüfusun %58,8'ine düştü. 

Buna karşılık, göç nedeniyle Avusturya'da Müslümanların sayısı son yıllarda arttı; 2001 yılında nüfusun %4.2'si kendisini Müslüman olarak tanımlıyordu; 2010'da yaklaşık %5 ila %6.2'ye, 2016'da ise %7.9'a yükseldi. 

Federal bir cumhuriyet olan Avusturya, dokuz eyaletten oluşur:

Avusturya'nın en büyük şehirleri Viyana (1,71 milyon), Graz (261 bin), Linz (189 bin), Salzburg (148 bin) ve İnnsbruck'tur (120 bin). Tabiat şartları icabı kış sporlarının merkezi durumundadır. Dolayısıyla turizm ve kış sporları çok gelişmiştir.

Avusturya ekonomisi, sosyal market ekonomisi olarak tanımlanmakla birlikte yapısal olarak Almanya ekonomisiyle benzerdir. 2004 yılında yapılan istatistiklere göre Avusturya, Avrupa Birliği içerisindeki satın alma paritesine göre kişi başına düşen gayri safi milli hasılada 27.666 € ile Lüksemburg, Hollanda ve İrlanda'nın ardından 4. sıradadır. Aynı bazda bakıldığında Viyana, 38.662€ kişi başına düşen gelirle Avrupa'da Londra-Merkez, Lüksemburg, Brüksel-Merkez ve Hamburg'un ardından 5. sırada yer almaktadır.

Avusturya'da 2002-2006 yılında büyüme sağlam bir biçimde %1 ile 3.3 arasında devam etmiştir. Orta Avrupa'da bulunmasından dolayı, yeni Avrupa Birliği üyelerine bir geçiş ülkesi haline gelmiştir.

Ülkede üretilen elektrik enerjisinin %65 su gücünden, %31i ise fosil yakıtlardan yararlanılırak üretilirken Avusturya'da nükleer enerji yoluyla elektrik enerjisi üretilmemektedir.

Okuma-yazma oranı oldukça yüksektir [%98 (1983)]. Ülkedeki eğitim kurumları Avrupa'nın en eski eğitim kurumlarındandır. Meselâ Viyana Üniversitesi 1365'te kurulmuştur. Ülkede mevcut dört üniversite ve buna bağlı çeşitli fakülte ve üniversite seviyesinde akademiler vardır. Kilisenin eğitim ve öğretimde büyük bir ağırlığı vardır. Avrupa'nın kavşak noktası olduğu için taşımacılık ve ulaşım çok gelişmiştir.

Yürütme:  Devlet Başkanı, Federal Cumhurbaşkanı sıfatı taşır. Anayasa, altı yıllık bir devre için devlet başkanının halk tarafından seçilmesini şart koşmuştur. Federal Cumhurbaşkanı dış meselelerde devleti temsil eder. Anlaşma ve kanunları imzalar, şansölye, yardımcı şansölye, bakan ve diğer yetkilileri tayin eder. Başkan aynı zamanda meclisi toplar, fesheder ve tatile sokabilir.

Yasama:  Parlamento iki kamaralıdır: Bundesrat (Eyaletler Meclisi), eyalet parlâmentoları tarafından seçilen 62 milletvekilinden oluşur; Nationalrat (Millî Meclis) ise nisbi temsil ile doğrudan seçilen 183 üyeden oluşmaktadır. Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır. Bundesrat'ta hangi eyaletin kaç parlamenterle temsil edileceği, eyaletin nüfusuna bağlı olarak belirlenir. Bu meclis sadece danışman fonksiyonuna sahip olmasına karşın, kimi yasaların çıkmasını geciktirebilir.

Avusturya'da oy kullanma yaşı 16'dır.

Avusturya'nın büyük bölümü, karasal ve okyanus etkileri gösteren, Orta-Avrupa geçiş ikliminin etkisi altındadır. Yoğun yağış ve Batı rüzgarı iklimi etkileyen önemli etkenlerdir. Alp bölgesinin kendine ait bir iklim özelliği vardır. Bu bölgede yazlar serin, kışlar bol kar yağışlıdır. 

Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır. Orta Avrupa'nın en fazla ormana sahip ülkesidir. Alpler'in 2150 metreye kadar olan yüksekliklerinde mevcut olan ormanların büyük bir kısmı özel şahıslara aittir.

Avusturya'nın hayvanlar dünyası Orta Avrupa'nın çeşitliliğini gösterir. Dağlık bölgelerin tipik türleri dağ keçileri ve dağ sıçanlarıdır. Ormanlarda ayrıca karaca, alageyik ve yaban domuzları da yaşar. Ülkede 1997 yılından beri koruma altında bulunan iki düzine kadar özgür kahverengi ayı yaşamaktadır. Ülkenin doğusunda tarla faresi ve tarla sincabına rastlanır.

Ülkenin toplam alanının %24'ü doğal koruma altındadır. Avusturya'da üç doğal park, yüzlerce de koruma alanı ve doğal park bulunur.

Son olarak Avusturya'nın denize kıyısı olmadığını söyledik ancak buna rağmen hem Avrupa'nın hem de Dünyanın en büyük denizcilik ülkelerinden biridir, Avusturya'nın gemi filosu Avrupa'nın 4 veya 5'nci büyük filosudur.. 

Getir aldığı 128 milyon dolar ile Avrupa'ya açıldı.. darısı ülkemizdeki diğer start-up'ların başına

Türkiye ülke olarak her dönemde kalkınma hamleleri yapmaya çalışan ancak bir çoğunda yeni zenginler türeten gerçekten ilginç bir ülke,
Bulunduğu stratejik konum itibariyle ipek yolunun önemli geçiş güzergahı, aynı zamanda Asya Avrupa ticaret yolu sayesinde geçmişten günümüze önemli bir baharat yolu olmuştur.
Sanayileşme sürecinde kimi zaman iyi kimi zaman yavaş gitse de belli ölçülerde kendine yetmeyi bilmiştir.

Günümüz Türkiye'si teknoloji ağırlıklı çalışmalar yapsada tarımsal kalkınma her zaman öncelik olmalıdır.

Ev yapımı yoğurtla ne tüketirsen tüket, yoğurdun içine azıcık zerdeçal ve öğütülmüş çörekotu ekleyin, bin derde deva inşaallah..

Malzemeler;

•Yarım kilo kültür mantarı 

•Tavuk göğsü 

•2 orta boy soğan 

•3 adet sivri biber

•1 veya isteğe göre 2 diş sarımsak 

•3 adet patates 

•Maydanoz

•Tuz, karabiber, pulbiber

Önce mantarlarımızı temizleyip güzelce yıkıyoruz sonrasında kuş başı doğranmış tavuklarımızı tencereye alıp kapağını kapatıyoruz. Aynı zamanda yıkadığımız mantarlarımızı dörde bölecek şekilde doğuruyoruz. Hafif rengi değişen tavukların üzerine mantarlarımızı ekliyoruz. Yaklaşık 15 20 dk pişirmeye devam ediyoruz üzerine küp küp doğradığımız sogan ve biberleri ekliyoruz sonra sarımsakları da küçük küçük doğrayıp ekliyoruz ve orta ateşte pişirmeye devam ediyoruz. Bu esnada patateslerimizi küp küp doğrayıp başka bir tencerede kızartıyoruz. Yemeğimiz tamamen piştikten sonra patateslerimizi de tencere ekleyip üzerine ince ince kıyılmış maydanozlarımızı ekliyoruz. Maydanoz miktarı tamamen isteğe bağlı hiç katmayadabilirsiniz ama ben yemeklere maydanozu yapıştırdığım için bol bol kullanıyorum. Yanında mis gibi tel şehriyeli pilav ve cacıkla servis edebilirsiniz. Afiyet olsun..

İç Hastalıkları Yoğun Bakım Profesörü. Hacettepe Üni Tıp Fakültesi mezunu. 

Türk Eğitim Vakfı Bursu ile Chicago Loyola Üni’de Yoğun Bakım eğitimini tamamladı. 

Halen Hacettepe Üni Yoğun Bakım Bölüm başkanlığını yürütüyor. Çalışma alanı sepsis, solunum yetmezliği

Geçinmek için çalışacaksın, para kazanacaksın ama paranın mutluluk getirmediğini bileceksin

Bodrum Türkbükünde bir hotel Plajı günlük 1000 TL, Yemek fiyatları ilginç. Bolonez soslu makarna 100 TL, Biftek 150TL, Hemen yan tarafta maça kızında plaj 100 TL cik, Türkbükünde bu yıl sunset, hakkasan, papermoon plajları açılıyor,  Zengine dünya cennet fakire cehennem.

İstanbul'un en eski semtlerinden biri de burası ama muhtemeldir ki o eski tadı kalmadı artık yürümenin bile çok zor olduğu sokak ve kaldırımlarla dolu bir ilçe özellikle de sahil kısmı ve iç kısımlardaki barlar ve cafelerin bulunduğu sokaklar 

Tam bir insan seli her birinin çok başka hayatları ve çok başka mücadeleleri var ama hepsi umarsız ve bilmeden, kaygı duymadan eğlencesine ve hayatına devam ediyor ve dünyanın başka bir yerinde çekilen acılar veya sırf teninin rengi, ırkı veya inancı için öldürülen diri diri yakılan veya her türlü tecavüzün ve trajedinin yaşanıyor olmasını unutuyoruz 

İnsanların ve insanlığın dertleriyle dertlenmek gerek.. 

George orwell in bu muhteşem distopya kitabını bu aralar tekrar okumak lazım. Sırf ünlü oldugundan değil tabiiki, hem çok gerçekçi olduğundan hem de bugunleri cok daha iyi anlayabilmek için okumalı. Orwell in ne kadar zeki ve öngörülü bir yazar olduğuna hayret ediyor insan. Zaten ince bir kitap. Diğer eserlerini de okumanızı tavsiye ederim orwell in. Sıkılmıyor bilakis hem zevk alıyorsunuz hem de bir şeyler öğreniyorsunuz.

Bir ihtimal de Fetö vb. örgütlerle ilintili kişilerin yurt dışına kaçırılması ihtimali akla geliyor.

Değerli bağlantılarım, Türk isminin kullanılmasının şartları kanunlarda belirtilmiştir diye biliyorum. Ama yürürlükteki tüm kanunları çiğneyen bir firma var karşımızda. ismi TURK.net , bu asil ismi bu rezil firmaya veren kurumları esefle kınıyorum. internet başvurusu yaptıktan 2 ay sonra internetinizi bağladık diyen bir firmayı tüm hukuki kanallara şikayet edeceğim. İP almadığım , modem kurulmadığı, kuruluş evrakı imzalamadığım halde 2 aydır bana fatura gönderiyorlar :))) sakın bulaşmayın.